BUNDAN SANANE
Sessizsem, çığlıklar içimde hapisse,
Adımlarım sahipsiz, kaldırımlara gece yarısı gebeysem,
Sensizliğe ağlayıp, sen diye söyleniyorsam,
Karanlığın koynuna uzanmış, seni düşünüyorsam,
Düşlerden uzak hayallerinle yaşıyorsam,
Sabah akşam içiyorsam,
Zehir de bana, zıkkım da bana. Bundan sana ne!
Bir hiç uğruna, hatta sebepsiz yere üç beş kişi vuruyorsam
Arkama bile bakmadan firar ediyorsam
Bilmediğim diyarlara gözü kapalı gidip, sürgün düşüyorsam
Elim kolum bağlı ortada kalmışsam
Yüreğimi köle edip satışa çıkarmışsam
Alacaklara ses çıkarmayıp, her şeye evet diyorsam
Ve teslim etmişsem firari ruhumu alaca karanlığa
Yer ayırtmışsam KaracaAhmet'den bir gece vakti sensizliğe
Acizsem, zavallıysam bundan sanane
Her vakide karanlık çöktüğünde
Ben her karanlıkta, içimde seni defalarca öldürüyorsam
Adım katil diye çıkmış aranıyorsam, evet hüküm yemiş firariyim
Belki de idamlık bir mahkûmum.
Ardımdan beyhude bir gelecek bırakıyorsam bu koca şehre
Şehir benden utanıyorsa
Umursamıyor, vurdumduymazsam
Deliysem, divaneysem, bundan sanane
Bir kelebeğin ömrünü yaşıyorsam
Her açılan yara da sana kanıyorsam
Her şarkı da, şiir de sana sesleniyorsam
Bütün resimler de seni görüyorsam
İnadına kanayan yarama tuz basıyorsam
Yarını yok sayıyor, dünü unutuyorsam
Bugüne lanet ediyor, sövüyorsam
‘’Hicran vakti yar’’ deyip zamanla uzlaşamıyorsam
Yıkıksam, döküksem, viraneysem
Bundan sanane
Her akşam için, ayrı bir matem biriktiriyorsam
Her matem de kangren bir aşkın, ağır kan kaybını yaşıyorsam
Can çekişiyor, hayatım film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyorsa
Ben hâlâ sen sen diye inliyorsam
Sevgim de, nefretim de, sitemim de, küfrüm de sanaysa
Sen hâlâ duymuyorsan
Sensizliğini taşıyacak bir hayat yok heybemde
Olmadı olmayacak da bundan sanane
Elvedalarım soğuk ve kendimeyse
Buz tutmuş bir yüreği saklıyorsam kıvılcımların arasında
Katran karası gözlerinde bırakmışsam sabahlarımı
Gecelerden farksızsa umutlarım
Gül bahçemde büyüttüğüm son gülümdür yüreğim
Soldurup gidiyorsam bundan sanane
Yusuf Bitim